İçeriğe geç

Örgütleyicilik ne anlama gelir ?

Örgütleyicilik Ne Anlama Gelir? Öğrenmenin Kalbinde Bir Pedagojik Duruş

Bir eğitimci için öğrenme, yalnızca bilgi edinme süreci değil; aynı zamanda dönüşümdür. Öğrenme, bireyin düşünce yapısını yeniden biçimlendirir, toplumsal ilişkileri yeniden örgütler ve yaşamın anlamını derinleştirir. İşte tam da bu noktada karşımıza çıkan kavram, örgütleyiciliktir.

Peki, örgütleyicilik ne anlama gelir? Bu kavram, yalnızca bir yönetim veya planlama becerisi midir, yoksa öğrenmenin doğasına dair daha derin bir pedagojik anlam mı taşır?

Örgütleyicilik, öğrenmenin yapısını kuran, düşünceyi sistematik hale getiren, bireyin bilgiyle kurduğu ilişkiyi bilinçli biçimde düzenleyen bir tutumdur. Eğitimde örgütleyicilik, sadece “nasıl öğretileceği” sorusuna değil, “neden ve ne için öğretileceği” sorularına da yanıt arar.

Öğrenmenin Örgütlenmesi: Bilgiden Anlama Yolculuğu

Öğrenme teorileri, örgütleyiciliği farklı biçimlerde yorumlar. Davranışçı yaklaşım, öğrenmeyi belli bir sıraya göre düzenlenmiş uyarıcı-tepki ilişkileri olarak görürken; yapılandırmacı pedagojiler örgütleyiciliği bireyin anlam inşa süreciyle ilişkilendirir.

Örneğin, David Ausubel’in anlamlı öğrenme teorisi örgütleyiciliğin temeline “ön örgütleyiciler” kavramını yerleştirir. Öğrencinin yeni bilgiyi var olan bilgiyle ilişkilendirmesini sağlayan bu yöntem, bilginin zihinde düzenli bir biçimde yapılandırılmasını hedefler.

Bu açıdan bakıldığında, örgütleyicilik bir eğitim stratejisinden öte, zihinsel bir mimaridir.

Öğrenci yalnızca bilgiyi depolamaz; bilgiyi düzenler, bağlantılar kurar ve anlamlandırır.

Öyleyse şu soruyu sormalıyız: “Bilgiyi öğrenmek mi önemli, yoksa onu nasıl örgütlediğimiz mi?”

Pedagojik Örgütleyicilik: Öğretmenin Rolü ve Rehberliği

Bir öğretmen için örgütleyicilik, sınıf içindeki düzenin ötesinde bir kavrayıştır.

Bu, öğrenme ortamını anlamlı etkileşimlerle yapılandırma becerisidir.

Öğretmen, bilgi akışını bir senfoni gibi düzenler; öğrencilerin dikkatini yönlendirir, kavramları bağlantılı hale getirir ve öğrenme sürecini bir bütün olarak tasarlar.

Modern pedagojik anlayışta örgütleyicilik, öğretmenin “merkezde” olduğu bir modelden çok, öğrenciyi merkeze alan bir öğrenme tasarımı anlamına gelir.

Burada öğretmen, otorite değil; bir öğrenme rehberidir.

Sokrates’in “doğurtma sanatı” olarak tanımladığı diyalojik yöntem, tam da bu anlayışın felsefi kökenidir: Bilgi dikte edilmez, keşfedilir.

Öyleyse bir sınıf ortamında şu soruyu duymak gerekir: “Bu bilgiyi nasıl kullanabilirim?”

Çünkü örgütleyicilik, bilginin yalnızca öğretilmesi değil, yaşamsal bağlamlara taşınması anlamına gelir.

Bireysel ve Toplumsal Etkiler: Öğrenmeden Eyleme

Örgütleyicilik, yalnızca bireyin zihninde değil, toplumun yapısında da işleyen bir ilkedir.

Bir öğrenci, düşüncelerini düzenlemeyi öğrendiğinde; bir toplum da değerlerini, kurumlarını ve eylemlerini örgütlemeyi başarır.

Bu yüzden eğitim, yalnızca kişisel değil, aynı zamanda toplumsal bir örgütlenme sürecidir.

Eğitimde örgütleyici bir bakış, öğrenciyi pasif bir alıcı olmaktan çıkarıp, aktif bir yurttaş haline getirir.

Bu, bireyin topluma katkı sunabilmesi için gereken eleştirel düşünme ve karar verme becerilerini kazandırır.

Bir anlamda örgütleyicilik, eğitimin “toplum kurucu” işlevinin pedagojik temsili haline gelir.

Peki sizce, bireyin düşüncesini örgütlemeyi öğrenmesi, toplumun kendini örgütleme biçimini de dönüştürür mü? “Eğitim, yalnızca bireyleri değil, kurumları da eğitebilir mi?”

Bu sorular, pedagojinin geleceğini belirleyecek niteliktedir.

Sonuç: Örgütleyicilik Bir Tutumdur, Bir Teknik Değil

Örgütleyicilik, eğitimde yalnızca bir planlama yeteneği değil; öğrenmeyi bilinçli kılma sanatıdır.

Bu, hem öğretmenin hem öğrencinin dünyayı anlamlandırma biçimini etkiler.

Bilgi, yalnızca verildiğinde değil; düzenlenip paylaşılabildiğinde değerlidir.

Eğer öğrenme bir yolculuksa, örgütleyicilik bu yolculuğun haritasıdır.

Haritasız bir yolculukta yön bulmak nasıl zorsa, örgütleyici bir bakış olmadan öğrenmeyi derinleştirmek de o kadar zordur.

Son olarak kendinize şu soruyu sorun: “Ben kendi öğrenme sürecimi nasıl örgütlüyorum?”

Çünkü belki de her eğitim yolculuğu, kendini örgütleme cesaretiyle başlar.

8 Yorum

  1. Defne Defne

    Metin ilk bölümde anlaşılır, sadece daha güçlü bir ton beklenirdi. Okurken ufak bir bağlantı kurdum: Algılamanın örgütleme ilkeleri nelerdir? Algılamanın örgütleme ilkeleri , organizmanın uyarıcıları anlamlı bütünler halinde algılamasını sağlayan temel kurallardır . Bu ilkeler şunlardır: Yakınlık : Birbirine yakın olan uyaranların aynı nesnenin parçaları olarak algılanması . Örneğin, okuldaki öğrencileri grup olarak algılamak . Benzerlik : Birbirine benzer olan nesne ve olayların birlikte bütün olarak algılanması . Örneğin, aynı formayı giyen futbolcuları bir takım olarak görmek . Devamlılık : Birbirini takip eden uyarıcıların bir bütün olarak algılanması .

    • admin admin

      Defne! Sevgili yorumunuz, yazıya yeni bir soluk kazandırdı ve farklı bir perspektif ekleyerek metnin özgünlüğünü artırdı.

  2. Hazal Hazal

    Giriş kısmı bence anlaşılır, ama biraz daha canlı olabilirdi. Kendi adıma şu detayı önemsiyorum: Örnek nedir ve nasıl yapılır? Örnek , araştırılan özellikleri yönünden genellemeler yapılması istenen bir ana kütleden seçilen sınırlı bir kümedir . Örnekleme süreci şu aşamalardan oluşur: Örnekleme yöntemleri iki ana kategoriye ayrılır: Ana kütlenin tanımlanması . Örnekleme çerçevesinin belirlenmesi (ölçülecek olası birimleri içeren liste) . Örnekleme yönteminin belirlenmesi (olasılıklı veya olasılıklı olmayan) . Örneklem büyüklüğünün belirlenmesi . Örneklem birimlerinin seçilmesi . Verilerin derlenmesi . Olasılıklı örnekleme : Her birimin eşit seçilme şansına sahip olduğu rastgele seçim .

    • admin admin

      Hazal! Katkılarınız sayesinde metin daha ikna edici, daha açıklayıcı ve daha okunabilir bir hale geldi.

  3. Nisa Nisa

    Girişte konu iyi özetlenmiş, ama özgünlük azıcık geride kalmış. Kendi adıma şu detayı önemsiyorum: Örgütler nasıl sınıflandırılır? Uluslararası örgütler çeşitli kriterlere göre sınıflandırılabilir: Coğrafi Dağılımına Göre : Amaçlarına ve Fonksiyonlarına Göre : Yasal Statüsüne Göre : Geçici veya Sürekli Olmasına Göre : Coğrafi Dağılımına Göre : Evrensel (Küresel) Örgütler : Üyeliği bütün devletlere açık olan örgütlerdir. Örnek: Birleşmiş Milletler (BM). Bölgesel Örgütler : Üyeliği belirli bir coğrafya ile sınırlı olan örgütlerdir. Örnek: Karadeniz Ekonomik İş Birliği Örgütü (KEİ). Evrensel (Küresel) Örgütler : Üyeliği bütün devletlere açık olan örgütlerdir. Örnek: Birleşmiş Milletler (BM).

    • admin admin

      Nisa!

      Fikirleriniz yazının esasını daha net gösterdi.

  4. Ayşegül Ayşegül

    Örgütleyicilik ne anlama gelir ? ilk cümlelerde hoş bir özet sunuyor, ama daha net ifadeler görebilirdik. Bu yazı bana şunu hatırlattı: Örgütler neden kurulur? Örgütler, insanların ihtiyaçlarını karşılamak için kurulur . İşte bazı nedenler: Toplumsal gereksinimlerin karşılanması . Örgütler, mal, hizmet, güvenlik, meslek gibi alanlarda toplumun gereksinimlerini gidermek için çalışır . Ortak amaçların gerçekleştirilmesi . İnsanların tek başlarına amaçlarını gerçekleştirmeleri zordur, bu yüzden işbirliği yaparak örgütlenirler . Üretim ve dağıtım . Örgütler, üretim faktörlerini etkin ve verimli bir şekilde kullanarak mal ve hizmetleri üretir ve dağıtır . Rekabet avantajı .

    • admin admin

      Ayşegül!

      Değerli dostum, yorumlarınız yazıya yön verdi, gelişim sürecini hızlandırdı ve çalışmayı daha nitelikli bir hale getirdi.

admin için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
tulipbet sitesitulipbet yeni giriş